Cinsellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İran’dan erkekleri sevindirecek sperm haberi

Yaklaşık her üç çiftten birisi kötü sperm kalitesi yüzümden bebek sahibi olmakta güçlük çekiyor. Bu durumda çiftler tek çare olarak tüp bebek yöntemini görüyor. Oysa gebelik olsa bile kötü sperm kalitesi düşüklerin, doğumsal anomalilerin ve bazı çocukluk çağı kanserlerinin görülme riskini artırıyor.

İran’dan erkekleri sevindirecek sperm haberi
Bu sebeplerden dolayı, doğal yollardan sperm kalitesinin artırılması hem sağlık hem de gelecek jenerasyonlar açısından önemlidir. Ancak egzersizin sperm kalitesi üzerindeki rolü tartışmalı. Bazı çalışmalar yoğun egzersizin (bisiklete binmek veya uzun mesafe koşmak gibi) sperm kalitesini azalttığını bildiriyor.

Fakat bu çalışmaların aksine İran’da yapılan bilimsel çalışmada belli tip ve süredeki egzersizlerin sperm kalitesini artırdığı ispatlandı.

KALİTELİ SPERM İÇİN EGZERSİZ YAPIN
Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, İran Uremia Üniversitesi’nde yapılan Egzersiz Uygulamaları ve Sperm Kalitesi Araştırması’nın detayları hakkında şu bilgileri verdi:

“Bir grup bilim adamı, egzersiz yoğunluğu ve sperm parametreleri arasındaki ilişkiyi göstermek üzere yola çıktılar.

Toplamda yaşları 25-40 arasında olan 261 sağlıklı erkek çalışmaya katıldı. Başlangıçta katılımcıların hiç biri düzenli bir egzersiz programına uymadılar ya da günde 25 dakika, haftada üç günden fazla egzersiz yapmadılar.

Katılımcılar dört deney grubuna bölündüler;
Orta yoğunlukta devamlı egzersiz yapanlar: Haftada üç veya dört gün 25-30 dakika koşu bandında koşanlar.
Yüksek yoğunlukta devamlı egzersiz yapanlar: Haftada üç veya dört gün koşu bandında 50 dakika - bir saat koşanlar.
Yüksek yoğunlukta aralıklı egzersiz yapanlar: Bir dakika patlama şeklinde hızlı koşmayı, bir dakika yavaşlamanın takip ettiği ve bunun 10-15 kez tekrarlandığı egzersizi yapanlar.
Kontrol grubu: Egzersiz yapmayanlar.

EGZERSİZİ TAKİBEN SPERM DEĞİŞİKLİKLERİ
Tüm egzersiz grupları, kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, sperm kalitesi tüm parametrelerde düzelme göstermiştir. Egzersiz grubu içinde en çok düzelme gösteren grup; orta derece yoğunlukta devamlı koşu yapan gruptur.

Bu grupta; sperm hacmi yüzde 8,3, hareket yüzde 12,4, düzgün morfoloji yüzde 17,1, sperm konsantrasyonu yüzde 14,1, sperm sayısı yüzde 21,8 artmıştır.

EGZERSİZİ BIRAKINCA SPERM KALİTESİ DÜŞÜYOR
Bu sonuçlar etkileyici olmakla beraber maalesef uzun süreli değildir. Egzersiz programının sonlanmasından bir hafta sonra eski değerlere geri dönüş olmuştur. Sperm hareketi egzersizin kesilmesinden 30 gün sonra düşme göstermiştir.

Ama çalışma sonuçları, egzersizin özellikle hareketsiz erkekler için, sperm kalitesini düzeltmede basit, ucuz ve etkili bir yol olduğunu açıkça göstermektedir. Olumlu değişiklerin uzun vadede devam etmesi için egzersizi bir hayat tarzı olarak benimsemenin gerekliliği de ortaya konmuştur.”

Op. Dr. Betül Görgen, sperm kalitesini düzeltmek için egzersizin yanı sıra sağlıklı beslenilmesi, alkolün azaltılması, sigaraya son verilmesi önerilerinde bulunuyor.

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Orgazm olamayan kadınlara iyi haber

Bazı kadınlar orgazm duygusunu hiç yaşamazlar. Bazıları da sonradan orgazmı yaşayamaz hale gelir. Cinsellikten hiç zevk alınmayan bu duruma anorgazmi deniyor. Cinsel terapi ile anorgazmi ya da orgazm bozukluğunun tedavisi mümkün olduğu halde birçok kadın bu sorunla yaşıyor.

Orgazm olamayan kadınlara iyi haber
Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, anorgazminin teşhisi, çeşitleri ve kolaylıkla yapılabilen tedavi süreçleri hakkında şu bilgileri verdi:

PSİKOLOJİK BİR BOZUKLUK

“Anorgazmi, fiziksel sebeplerle ilgili, bedensel disfonksiyona bağlı bir durumdan çok psikolojik bir bozukluk olarak kabul edilebilir. Orgazm olamama uzun bir zaman sürdüğünde, geçici veya bazen kalıcı cinsel işlev bozukluğuna neden olabilir. Anorgazmi, hormonal dengesizlik, pelvik yaralanma, diyabetik nöropati, omurilik hasarı, uterus giderimi ve bazı kalp hastalıkları gibi tıbbi durumlara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Anorgazmi çoğunlukla menopoza giren kadınlarda da görülür; duygusal, tıbbi ve psikolojik nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir. Fakat sebeplerin neredeyse tamamı psikolojiktir dense yanlış sayılmaz.

ANORGAZMİNİN PSİKOLOJİK NEDENLERİ

Kişiyle ilgili aşırı strese neden olan ve cinsel istek kaybolmasına yol açan bazı yanlış anlaşılmalar, partnerle ilgili sorunlar ve eş ile çatışmalar anorgazmiye neden olabilir.

Eşle ilgili duygusal sorunlar; ilgisizlik ve değer görmeme ya da artık kadının eşinden hoşlanmıyor oluşu, ona duyulan öfke gibi sebepler cinsel isteğin azalmasına ve anorgazminin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Eşle cinsel ihtiyaçlar konusunda iletişim eksikliği cinsel ilgiyi azaltabilir, bu da anorgazmiye neden olur.

Cinsel yaşamda cehalet, cinsellik hakkında doğru bilgilerden yoksun olma da cinsellikle ilgili birçok soruna yol açtığı gibi, orgazmı yaşayamamanın da en önemli sebeplerindendir.

Depresyon, cinsel istek eksikliğine yol açan birincil neden olup, bu da anorgazmiye neden olur.
Stres ve kaygı odaklı bir yaşantıya sahip olanlar, isteksizlik ve orgamz sorunu yaşarlar.

Cinsellikle ilgili travmatik bir anı, erken yaşlarda cinsellikle ilgili yanlış koşullanmalar , isteksizliğe ve anorgazmiye yol açar.

Kadının kendi bedeniyle ilgili hoşnutsuzluğu, özdeğer , özgüven sorunları da rastlanan sebeplerdendir.

Eşiyle birlikte olduğunda dahi geleneksel değerleri, dini duyguları ihlal ettiği anlayışı...
Partnerin cinsel sorunları, mesela erken boşalma sorunu yaşıyor olması...

ANORGAZMİNİN TIBBİ NEDENLERİ

Birçok fizyolojik sebep sıralanabilir, fakat unutmamak gerekir ki cinsel isteksizlik ve orgazm yaşayamama sebeplerinin yüzde 95’i psikolojiktir. Bununla beraber fizyolojik sebepleri de bilmekte fayda var:

Diyabet ve diyabetik nöropati, kadınlarda anorgazminin başlıca nedenlerinden biridir.
Bazı kalp rahatsızlıkları cinsel arzuyu azaltabilir ve anorgazmiye neden olabilir.
Bir motorlu araç kazası veya başka herhangi bir doğrudan travmaya bağlı omuriliğin yaralanması anorgazmiye neden olabilir.
Pelvik bölgede bir yaralanma veya bir kişinin pelvik bir cerrahi olduğu durumlar da anorgazmiye neden olabilir.
Multipl Skleroz, cinsel arzunun azalmasına ve anorgazmiye neden olabilen nörolojik bir hastalıktır.
Yüksek tansiyon anorgazmiye neden olur.
Bir kişi bir histerektomi gibi cerrahi prosedür geçirmişse, anorgazmiye yol açabilir.

ANORGAZMİNİN DİĞER ORTAK NEDENLERİ

Aşırı Alkol kullanımı, alkolizm...
Madde bağımlılığı, aşırı sigara tüketimi
Sağlık sorunlarına bağlı kullanılan psikiyatrik ilaçların yan etkileri...

ANORGAZMİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Arzu duymak, ön sevişme esnasında keyif almakla anorgazmi arasında fark vardır. Birçok kadın ön sevişmeden hoşlandığı halde, bunun devamı olan cinsel ilişkiden zevk almayabilmekte, cinsel birleşme anındaki haz yükselişini, tatmin ve rahatlamayı, boşalma duygusunu hissedememektedir. İlişki esnasında sadece partnerin süreci bitirmesini beklerler.

Orgazma ulaşılamaması ve eksik cinsel tatmin birincil anorgazmidir. Bazı durumlarda, anorgazmi aynı zamanda bir kişinin bir orgazm elde etmek için önemli ölçüde uzun zamana ihtiyaç duyabilir.
Anorgazminin ortak belirtilerinden bazıları şunlardır:

Asla orgazm olmaz, ne klitoral ne vajinal, hiçbir şekilde cinsel haz, boşalma ve tatmin duygusu yaşanmaz.

Koşullara ve duruma bağlı olarak ortaya çıkan orgazm bozukluğu, bazen ortaya çıkan anorgazmidir, buna rastgele ortaya çıkan orgazm bozukluğu denilir.
Bazı kişiler, klitorise dokunmak suretiyle klitoral orgazm yaşayabildiği halde, kişi cinsel birleşmede vajinal yoldan orgazmı yaşayamaz.

ANORGAZMİ NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Bir kadın cinsel birleşmeden zevk almıyorsa, eşlik eden bir cinsel isteksizlik varsa, yüksek olasılıkla orgazm bozukluğu var demektir. Bazen geleneksel olarak bu önemsenmez, bazen bilgisizlikten “bu iş, demek ki böyle oluyor” diye düşünülür, fakat aslında yaşaması gereken en doğal zihinsel ve bedensel hazdan yoksun kalır. Bu, durumda özellikle cinsel terapiler konusunda deneyimli bir uzmandan destek almak, hem yaşanan durumun bir problem olup olmadığını anlamak açısından hem de tedavi açısından oldukça önemlidir.

ANORGAZMİ BÜYÜSÜNÜ HİPNOZLA BOZDU!

Anorgazmi tedavisinde, ilaçların yanı sıra, oldukça etkili bazı doğal tedaviler de vardır. Bunlardan biri de hipnoterapi. Hipnoterapi anorgazmiyi tedavi etmek için oldukça etkili bir yöntemdir. Ne yazık ki birçok çift, tıbbi yöntemler yerine büyü bozanlara gitmeyi tercih ediyor.

Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, başlangıçta büyü zannedilen anorgazmi sorununu örnek bir vaka hikayesiyle anlatıyor:

“Telefondaki kişi “Cinsel hayatımız alt üst oldu, tuhaf durumlar yaşıyoruz, eşime büyü yaptıklarını düşünüyoruz, bir iki yere gittik okuttuk, büyüyü bozduklarını söylediler ama sorun hala devam ediyor, büyü olsa da yardım eder misiniz?” diye sorduğunda yüz yüze görüşmek gerektiğini belirterek eşiyle birlikte seansa davet ettim.

Kadın 29 yaşında, kocası 32, üniversite mezunu ve devlet memuru olarak çalışıyorlar. 3,5 yaşında bir kız çocukları var. Üç yıldır mekana özgü anorgazmi sorunu yaşıyorlar. Önce çifti birlikte seans odasına aldık ve sonra, ayrı ayrı görüşme yaptım. Uyumlu bir çift ve birbirlerini seviyorlar, birbirlerine karşı erotize olabiliyorlar. Verilere göre uyumlu ve sağlıklı bir cinsel yaşam söz konusu. Problem kadının bazen, bazı yerlerde orgazm olamaması şeklinde ortaya çıkmış. “Yatak odasında kesinlikle hiçbir şey hissetmiyorum, istemiyorum” diyordu.

“Her şey iyi gidiyor hayatımızda, eşimi seviyorum, hiçbir sorun yok ama hiçbir şekilde yatak odasında artık beraber olamıyorum, yani tatsız tuzsuz... Hiçbir şey hissedemiyorum. Bu beni mutsuz ediyor, eşimi de hissedemiyorum o da mutsuz” şeklinde anlatırken sorularla anlamaya gayret ederken “bazen oluyor bazen olmuyor” şeklinde bir tekrar cümlesine “yatak odasında hiçbir şey hissetmiyorum” cümlesi eşlik ediyordu.

Kayınvalidesine ya da annesine birkaç günlüğüne gittiklerinde de sorun devam ediyor ve en son tatile çıktıklarında da hiçbir şey hissetmediğinden yakınıyordu.

Telefondaki büyü meselesini sorduğumda “Hocam iyi bir cinci hocaya gittik; şimdi siz kızarsınız ama, gerçekten söylediği gibi oldu. ‘Size büyü yapmışlar, bağlama büyüsü, senin şehvetini bağlamışlar. Kızım, büyüyü de yatak odasına gizlemişler, kolay kolay bulunmaz ama çözeriz’ dedi. ‘Ben bu büyüyü çözene kadar da siz o işi yatak odasında yapmayın’ diye tembihledi. Çocuğu uyuttuk, salonda denedik ve oldu, gerçekten büyü yapmışlar diye düşünüyoruz biz de ama çözdüm dediği halde daha sonra yatak odasında yine olmadı. Bir başkasına gittik o da çözdüm dedim ama yine olmadı” şeklinde anlatıyorlardı.

“Çocuk nerede uyuyor” diye sorduğumda “Bizimle, beşiği yatak odasında” dediler.
“Çocuğu yatak odasın dışında uyutmalarını ve yatak odasında tekrar deneyim yaşamalarını ve bu deneyimle mutlaka gelmelerini önererek” seansa son verdim.

İkinci seansta şaşkındılar. “Eskisi gibi devam etti, hiçbir sorun yaşamadık” bilgisiyle geldiler.
Hipnoterapi dip duygusal sıkıntıların sebebinin hızlıca bulunması için ideal bir sistemdir. Yaptığımız trans çalışmasında orgazm olamamanın sebebini araştırdığımızda sebep tamamen aynı odada uyuyan çocukla ilgili çıktı.

“Ayıp bir şey yapıyoruz, yanımızda başkası var. Çocuk da olsa başkası... Ya çocuk görürse, ya hissederse, çocuğun yanında olmaz” şeklinde engel duygularına rastladık ve çocuğun odasının değiştirilmesiyle otomatik düzelme sağlanmış olsa da konuyla ilgili sıkıntılı duygular temizlendi ve sorun iki seansta bitmiş oldu. Mesele yatak odasında büyü olması değil, çocuğun olmasıydı aslında.”

En Güncel Magazin Haber Sitesi

En çok seks yapılan halka açık yerler

Superdrug’s Online Doctor internet sitesi yaptığı anketle çarpıcı sonuçlar elde etti. Yapılan ankette halka açık alanlarda en çok seks yapılan yerin parklar olduğu ortaya çıktı.

En çok seks yapılan halka açık yerler
Superdrug’s Online Doctor internet sitesi ilginç bir anket oluşturdu. Okurlarına "İnsanların en çok seks yaptığı halka açık yerler"i sordu. Ankete Amerika ve Avrupa'dan çok sayıda kullanıcı katıldı. Çıkan sonuçlarda ise hem Amerika hem de Avrupa ülkelerinde birinci değişmedi. İnsanların en çok seks yaptığı halka açık yerler arasında ilk sırayı parklar aldı.

Genel anket sonuçları söyle:
Park: %16.8
Plaj: %13
Umumi tuvaletler: %9.4
Otopark: %9.1
İşyeri: %7
Giyinme kabini: %5.4
Havuz: %5.1
Yürüyüş yolu: %4.9
Sinema: %4.8
Sokak arası: %3.1
Jakuzi: %3.1
Bar: %3
Sauna: %2.9
Boş sınıf: %2.4
Asansör: %2.3

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Vajinanızı mutlu etmenin 10 yolu

Bir kadın olarak özel bölgenizle ilgili her şeyi ayrıntılı olarak bildiğinizi düşünmektesiniz ama yanılıyor olabilirsiniz. Çünkü genital sağlığınızı devam ettirmenizle ilgili tonlarca yanlış inanışa sahip olabilirsiniz...

Vajinanızı mutlu etmenin 10 yolu
Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, vajinanızı mutlu ve sağlıklı tutmanın yolları hakkında şu bilgileri verdi:

PREZERVATİF KULLANIN
Kondomların cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu olduğu biliniyor. Gebelikten koruma işlevi de var. Son zamanlarda yapılan bir çalışma ise kondom kullanımının vajinada faydalı bakterilerin yaşaması için gerekli olan uygun pH seviyesinin sürdürülmesinde de etkili olduğunu ortaya koydu. Bu da mantar enfeksiyonlarının önlenmesinde önem taşıyor.

PAMUKLU ÇAMAŞIR GİYİN
Seçme şansı vajinanızda olsaydı, emin olun pamuklu çamaşırları tercih ederdi. Çünkü pamuklu çamaşır, nemi emer ve dokulara nefes aldırır. Bu da genital sağlığın ana koşullarından biridir.

SPOR YAPIN
Kegel egzersizleri pelvik taban kaslarınızın daha güçlü olmasını sağlar. Böylece genital organ sarkmalarından da korunursunuz. Egzersiz programınıza bu egzersizi eklemeyi unutmayın.

GELENEKSEL YOĞURDUMUZU TÜKETİN
Özellikle ara öğünlerde yoğurt tüketmek vajinadaki iyi bakterilerin artmasına yardım eder. Mantar enfeksiyonlarını önleme konusunda çok etkindir ama tatlandırılmış ya da meyveli yoğurtlardan bahsetmiyoruz.

ANTİBİYOTİĞE KARŞI YOĞURT
Antibiyotikler yararlı bakterileri ortadan kaldırabilirler. Eğer antibiyotik kullanmak zorunda iseniz bol bol probiyotik yoğurt tüketin.

KAYGANLAŞTIRICI KULLANIN
Bazen sanki ilk kez ilişkiye giriyormuşcasına canınız yanabilir. Hemen endişe etmeyin. Doğum kontrol hapları, bazı antidepresanlar ve antihistaminikler vajinal kuruluğa neden olabilir. Gebelik sonrası ya da menopoz öncesi dönemde olabilirsiniz. Böyle bir durumda partnerinizle konuşun ve kayganlaştırıcı kullanın. Çünkü vajinal kuruluk esnasında cinsel ilişki ağrılı ve yıpratıcıdır.

VAJİNAL DUŞLARA HAYIR
Genital bölgenin tertemiz yapılmaya gereksinimi var mı? Hayır, buna gerek yok. Çünkü vajina kendi kendini temizleyebilir. Yapılan çalışmalar vajina içine uygulanan hijyen ürünlerinin enfeksiyon riskini artırdığını gösteriyor.

PEDAL ÇEVİRİRKEN DİKKAT
Spining stüdyosu gibi pedal çevrilen salonlar vajinal sağlığınızı tehlikeye sokabilir. Genital bölgede ağrı, karıncalanma ve uyuşma gibi yakınmalar varsa vajinal sağlığınız risk altında olabilir. Bu nedenle bu bölgeyi koruyacak şekilde tasarlanmış giysiler tercih etmelisiniz.

SABUN YERİNE ILIK SU
Mis gibi kokan köpük banyosu yapma çok güzel olmalı ama genital bölgeniz için değil. Sabun özellikle hassas ciltlilerde vulva derisini kurutur. Bu bölgenin ihtiyacı olan tek şey ılık sudur. Eğer illa sabun kullanacaksanız, kokusuz olanları tercih edin.

YILLIK MUAYENENİZİ AKSATMAYIN
Şikayetiniz olmasa bile senelik kontrollerinizi aksatmayın. Bu kontroller genel sağlık sorunları hakkında da konuşma zamanı yaratır ya da olası problemlerin önceden farkına varılmasına yardım eder.

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Heyecanı artıran 5 hassas nokta!

Seks terapisti Lori Buckley, her ön sevişmede birbirinize aynı şekilde dokunmanın, bir süre sonra vücudunuzu bu dokunuşlara karşı hissizleştirdiğini belirtiyor. Bu sorunu çözebilmek için çeşitli uzmanlarla konuşarak vücuttaki farklı hassas bölgeleri öğrendik. İlişki sırasında bu hassas noktaları nasıl verimli biçimde kullanabileceğinizi öğrenmek için yazımıza mutlaka göz gezdirin.

Heyecanı artıran 5 hassas nokta!
Dudakların etrafındaki bölge

Öpüşmeyi bildiğinizden eminiz. Ancak büyük ihtimalle ağzınızın çevresindeki hassas sinir uçlarından haberiniz yok. Seks uzmanı Rachael Ross'a göre, bu bölge dokunuşlara karşı olağanüstü hassas, ancak çoğu insan dudağın kendisine daha fazla önem gösterdiği için bu nokta geri planda kalabiliyor. Parmak ucunuzla dudaklarınızın etrafına hafifçe dokunarak bu iç gıdıklayıcı deneyimi yaşayabilir ve neden bahsettiğimizi daha kolayca anlayabilirsiniz. Başbaşa kaldığınızda sevgilinizin bu deneyimden faydalanması için, fazla sert bir öpüşme sergilemenize gerek yok. Bunun yerine, onu normal bir biçimde öptükten sonra, üst dudak çizgisinin üzerine dudaklarınızı hafifçe değdirin. Kendinizi çekip onu tekrar öpün, ardından aynı taktiği alt dudağına da uygulayın.

Çene ve omuzların arası

Çene kısmınızla omuzlarınız arasında kalan tüm bölge erojen olmasıyla ünlüdür. Ancak bu bölgede öne çıkan bir nokta var ki tüylerinizi diken diken edebilir! Boynun yaka kısmı ile birleştiği yerde bulunan bu küçük çukurun cildi daha incedir ve altında yoğun miktarda yağ dokusu bulunmaz. Bu nedenle bu bölgede bulunan sinir uçları oldukça kuvvetlidir. Bir başka deyişle, bu bölgeye yapılan ufacık bir temas bile kendinizi harika hissetmenizi sağlar.

Sevgilinizin boynunu öperek aşağıya doğru indiğiniz sırada, işaret ve orta parmaklarınızın uçlarını omzundan ortadaki çukura doğru, yavaş ve dairesel hareketler çizerek hareket ettirin. Ardından ağzınızı bu bölgenin üzerinde hareket ettirerek çukuru nefesinizle ısıtın. Uzmanlar, bu ısı ve temas kombinasyonunun vücudunuzu rahatlatarak sizi heyecanlandıracağını belirtiyor.

Ayrıca, erkek arkadaşınız bu bölgeye dokunduğunda; vücudunuzun üst kısmı, özellikle de göğüsleriniz, daha duyarlı bir hale gelir ve bu da daha fazla zevk almanızı sağlar.

Vücudun yan kısmı

Göğüs kafesinin alt kısmından başlayarak kalçalara kadar inen bu güçlü sinir uçları, doğrudan cinsel organa bağlıdır. Bu bölgeye yapılan temas, hem kadın hem de erkeklerde pelvik kasların kasılmasına ve heyecanın artmasına sebep olur. Diğer noktalardan daha hassas olduğu için, bu bölgeyle daha fazla ilgilenmelisiniz.

Sağ veya sol göğüs kafesinin altından başlayarak bu bölgeye dokunabilir, normalde uyguladığınız baskıdan daha kuvvetli bir şekilde öperek aşağıya inebilirsiniz.

Dr. Ross, bunu uyguladığınızda erkek arkadaşınızın pelvik bölgesindeki kasların kasıldığını birer birer göreceğinizi belirtiyor. Sevgiliniz aynı şeyi size uyguladığında klitorisinizdeki muhteşem kasılmaları hissedebilirsiniz.

Sırtın alt kısmı

Omurganın en alt kısmında bulunan bölge, son derece hassas sinirlerle doludur. Bu durumdan faydalanmak için birbirinize masaj yapmanızı tavsiye ederiz. Masaja kürek kemiklerinden başlayın. Sırtın alt kısmında dokunuşlarınızı biraz daha yumuşatın.

Bu bölgenin algıları o kadar kuvvetlidir ki, en yumuşak temas bile tüm vücudun irkilmesine sebep olabilir. Yanağınızı bu bölge üzerine hafifçe bastırmak da iyi bir fikir olabilir. Beklenmeyen ten teması erkek arkadaşınızın heyecanlanarak daha fazla dopamin hormonu salgılamasına neden olur.

Ardından bu bölgeyi öperek hafif temaslarla uyarabilirsiniz. Ayrıca saç uçlarınızı sevgilinizin vücudunda gezdirebilir, tırnaklarınızı kullanarak heyecanını artırabilirsiniz.

Kalçalar

Vücutta bulunan en hassas sinirlerden bazıları da kalçaların iç kısmında bulunur. Bu bölge dokunmaya karşı oldukça hassastır. Parmaklarınızı, partnerinizin kalçasının iç kısmından başlayarak yavaşça yukarı doğru gezdirin ve hafifçe okşayın
Buckley'e göre, bu bölgedeki cilt son derece hassas olduğu için hareketlerinize sevgilinizin vereceği tepkileri son derece net biçimde görebilirsiniz. Eğer sizden kaçar gibi hareketler yapıyorsa, bu, orada bulunan sinirleri etkilediğiniz anlamına gelir.

Önsezilerinize göre hareket edin; sevgilinizin rahatsız olduğunu hissediyorsanız, biraz yavaşlayabilirsiniz. Heyecanlandığını görüyorsanız ve devam etmenizi istiyorsa tempoyu düşürüp artırarak ona dokunmaya devam edebilirsiniz.Erkek arkadaşınız vücudunuzdaki aynı bölgeye dokunurken, nefes alış verişinizin sıklaştığını ve pelvik bölgenizin kasıldığını hissedebilirsiniz. Bunun sebebi, bu bölgeye yapılan özel bir temasın dolaylı olarak genital bölgeyi etkilemesinden .tr

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Ten uyumu bağımlılık yapar!

Tenlerin birbirine dokunmasına ve her an, her dakika arzulamaya karşı koyamayanlardan mısınız?

Ten uyumu bağımlılık yapar!
Çiftler arasında uyumlu bir cinsel anlayış olduğunu gösteren ten uyumu, dokunma isteğini arttıran bir istek olarak tanımlanabilir. Sadece cinsel uyum olarak anlaşılsa da aslında farklı etkenlerin bir araya gelmesi ile oluşur. Yani burada cinsel uyum bir sonuç niteliği taşırken, çekicilik, hayal, tutku, zevk alma-verme, hayattan uzaklaşmak gibi hissedilen duygular, cinsel uyumun en önemli ön koşullarıdır.
Vücutta çeşitli maddeleri salgılayarak, sağlıklı ve mutlu yaşamamızı sağlayan maddelere "hormon" deniyor.

Vücudumuzun salgıladığı hormonlardan birisi olan “Feromon”unkeşfedilmesi, ten uyumu ve cinsellik arasındaki ilişkiyi açıklamaktadır. aşkı kontrol eden bu madde, hava yolu ile alınarak beyne iletilir ve bu sırada bir ten iletişimi gerçekleşir. ”Aşk Kokusu” olarak açıklanan feromon, kişilerin davranış şekillerini bile etkileyebilir. Örneğin kadınların yumurtlama döneminde etrafa yaydığı feromonlar, erkeklere diğer zamanlardan daha çekici gelir.

Ayrıca tek başına yaşayan erkeklerin sakal ve saçlarının geç çıkması, birlikte oturan kadınların adet günlerinin aynı zamana rastlaması, birlikte yaşayan insanların birbirlerine benzer davranışlar göstermelerinin altında feromonlar olduğu iddia edilmiştir.

Ten uyumu hissedildiğinde kişide; kalp atışının hızlanması, sürekli dokunma isteği ile kendini gösterir. Sürekli dokunmak, o anda kalma isteği, ten uyumunu kişiler için çekici kılıyor.Bir kez yaşandığında bağımlılık yaratan bu uyum, kişide, “acaba aynı tenden mi yaratıldık” gibi bir his oluşturur. Kişilerde coşku, mutluluk, özgüven gibi iyi hisler uyandıran bu uyum, zaman içinde büyüyen ve gelişen bir durum değildir.

Cinsel isteği arttırarak, çiftler arasında sağlıklı bir cinsel yaşamı sağlar.
İlişkilerde zorunlu bir kriter olmasa da eşler arasındaki bağı güçlendirici bir etkisi vardır. Ten uyumunun aşk ile aynı anlama geldiği düşünülse de daha çok çiftlerde bağımlılık yaratan bir etkisi vardır. Toplumda aşk yaşayanların ortalama yüzde 10’unda ten uyumu vardır.

Eğer ten uyumunuz varsa şanslı azınlıklardan olduğunuzu unutmayın ve partnerinizin kıymetini bilin....

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Yaşlanmak cinsel hayatı etkiliyor mu?

Bildiğimiz hikaye aslında tam olarak şöyle: Yaşlandıkça seks hayatımız tökezler. Peki, bu ne kadar doğru?

Yaşlanmak cinsel hayatı etkiliyor mu?
Eğer siz de yaş aldıkça seks hayatınızın kötüye gideceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz! İşte bunca zamandır "doğru" olduğu sanılan bilginin asıl gerçeği...

Journal of Sex Research’te de yayımlanan bir araştırmaya göre yaşlı insanların, gençlere göre seksi daha kaliteli yaşadığı ortaya çıktı. Yaşları 20 ile 93 arasında değişen 6 bin yetişkin üzerinde yapılan araştırmada seksüel hazzın, zamanla nasıl değiştiği ortaya koyuldu. Buna göre katılımcıların yaş ve seks kalitesi arasında bağ kurulması için çoklu modellemede anketler yapılıyor.

İlk modellemede yaşla seks arasındaki bağlantıya bakılarak, cinsel hayatın yaşla birlikte azaldığı, ikinci modellemede ise hem kadın hem erkeğin ileri yaşlarda seks hayatlarının giderek yok olduğu ortaya çıktı.

Araştırmacılar, yaptıkları modellemeleri yeniden hesaplayınca, seks sıklığına bakarak, seks kalitesini ve oranını yaşla bağlantısındaki rolünde değişiklik gösterebildiğini belirtti. Katılımcıların yaşı büyüdükçe, seksteki rahatlık ve kontrollerinin de arttığı ve tatmin duygularının da fazlalaştığı ortaya koyuldu.

Gençlere göre yaşı daha büyük kişilerin, seksteki özgüvenlerinin de çok daha büyük olması önemli bir kriter. Seksten beklentileri çok daha az ve o yüzden mutluluğa daha çok meyilli. Gençlerin seksten beklentisi ise oldukça fazla ve tatminsizlik sonucu yaşadıkları hayal kırıklıkları daha büyük.
Araştırmaya göre gelecek çok daha seksi.

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Seks ilişkiyi güçlendiriyor

Seks sonrası hissedilen haz hissi iki gün sürüyor ve ilişkinizi güçlendiriyor.

Seks ilişkiyi güçlendiriyor
Bir araştırma kapsamında, 214 yeni evli çiftten iki haftalık bir günlük tutmaları ve her gün; seks yapıp yapmadıkları, ne kadar sıklıkta seks yaptıkları ve seksten ne kadar haz aldıkları, buna bağlı olarak ilişkileri ve evliliklerinden memnun olup olmadıklarını 1'den 7'ye kadar derecelendirmeleri istendi.

Seksten haz alanlar, ilişkilerinin ileriki aylarında da ilişkilerinden daha memnun olduklarını belirttiler.
Katılımcıların çoğu ortalama her 3-4 günde bir seks yaptıklarını belirtti. Bu sıklıkta seks yapanlar, yapmayanlara oranla kendilerini 2 gün boyunca çok daha memnun hissettiklerini söylediler.
Dolayısıyla, araştırma, düzenli seks yapmanın ilişkiyi canlı tuttuğu ve her iki partneri de heyecanlandırdığına kanaat getirdi.
Ayrıca seks, ilişkilerde yaşanan kavgaları da azaltıyor ve evli erkeklerde aldatma oranını azaltıyor.

Aşk Hormonu

Aşk hormonu olarak da bilinen oksitosin hormonu aşık olduğunuzda, orgazm olduğunuzda, doğum yaptığınızda ya da emzirirken vücudunuzda üretilir.

Oksitoksin aynı zamanda emziren kadınlarda sütü ve anne ve bebek arasındaki bağı arttırmasıyla da biliniyor.

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Ağız kanseri oral seks ile bulaşabilir mi?

Teşhis edilmesi en zor olan ağız kanseri Hpv virüsüne bağlı olarak ortaya çıkandır.

Ağız kanseri oral seks ile bulaşabilir mi?
HPV, insan papilloma virüsü , cinsel yolla geçen virüslerin en yaygınıdır. Bu virüsün servikal kansere (rahim ağzı kanseri) yol açtığı kesinlikle bilinmektedir. Ancak bilinmeyen önemli bir konu ise bu virüsün ayrıca ağız kanserlerine de neden olabildiğidir. Özellikle oral seks ile alınan HPV tip 16’nın ağız içi kanserine sebep olduğu ciddi tıbbi çalışmalar ile gösterilmiştir.

Teşhis edilmesi en zor olan ağız kanseri Hpv virüsüne bağlı olarak ortaya çıkandır. Hpv virüsü Orofarengeal kanserin en önemli sebeplerinden biri olup ağız kanseri etkenleri arasında yer almaktadır. Her yıl Amerikada Hpv 16 ya bağlı olarak teşhis olan hasta sayısı aşağı yukarı 9000 civarındadır. Diş Hekimi Fulya Üçem ‘Erken safhada belirti vermediği için ağız kanseri tehlikeli bir hastalıktır bu nedenle hastalar düzenli olarak ağız kanser taramaları yaptırmaları önerilmektedir’.

Geçtiğimiz dönemlere kıyasla Hpv virüsüne bağlı olarak görülen ağız kanseri vakalarında ciddi artışlar tespit edilmiştir. Sigara içmeyen Alkol tüketmeyen kişilerde bile Hpv virüsüne bağlı ağız kanseri görülme oranı yüksektir. HPV enfeksiyonun kadınlarda, rahim ağzı kanserinin en önemli nedeni olduğu bilinmektedir. Ağız mukoza yapısı, genital organ gibi bu virüsün yerleşmesine ve burada genital siğil benzeri kondilom lezyonlarının oluşmasına olanak vermektedir. Orofarengeal skuamoz hücreleri karsinomların %70 den fazlası Hpv virüsü

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Gebelikte cinsellik

Gebelikte kadınlık hormonları artıyor, ancak yaygın inanışın aksine gebelikte cinsel ilişki bebeğe zarar vermiyor. İşte gebelikte cinsel yaşamla ilgili merak edilenler...

Gebelikte cinsellik
Kadınların hayatında önemli değişikliklere neden olan gebelik, anne adaylarının duygu ve isteklerinde farklılıklar yaratırken cinsel hayatlarını da etkiliyor. Anne adaylarının gebelik süresince gösterdiği cinsel istek ve hormonal değişikliklere dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Cüneyt Genç, “Gebelik sırasında kadınlık hormonları fazlasıyla artar. Normal seyrinde devam eden risksiz, tek gebeliklerde ise cinsel ilişkinin son zamanlara kadar yaşanılmasında bir sakınca yoktur” diyerek hamilelikte cinsel yaşamla ilgili merak edilenleri anlattı.

GEBELİK RİSKSİZ İSE CİNSELLİK YAŞANABİLİR
Pek çok kadında gebelik sırasında cinsel istek artıyor ya da cinsel ilişkide değişik duygular hissediyor. Anne adaylarındaki bu değişimi değerlendiren Op. Dr. Genç gebelik sırasında estorojen ve progesteron denilen kadınlık hormonlarının fazlasıyla arttığını ve yaşanan cinsel ilişkinin bebeğe zarar vermediğini söyleyerek şu bilgileri veriyor;

“Normal seyrinde devam eden tek gebeliklerde yani risksiz ya da az riskli diye tanımlanan gebeliklerde amnion suyu gelene kadar hatta doğum ağrıları başlayana kadar cinsellik yaşanabilir. Cinsel ilişki sırasında bebeğinize zarar vermezsiniz. Vajinanın sonunda bulunan serviks (rahim ağzı) ortalama 3-4 cm uzunluğunda kaslı bir yapıdır ve penisin bebeğe değmesi mümkün olmaz. Rahim ağzı doğuma yakın aylarda kısalır ancak genelde son aya kadar yeterince uzundur. İkinci ya da üçüncü doğumu olan hastalarda rahim ağzının ilk doğumlara göre erken açılabildiğini unutmamak gerekir. Yine de rahim ağzı açılmış olsa bile amnion ve koryon denilen 2 kat zar bebeğinizi korur. Bazı hekimler gebeliğin son ayında ilişkiyi yasaklar. Bunun sebebi anne adayının farkında olmadan amnion suyunun az da olsa gelmesi ve bebeğin enfeksiyon kapma riskidir. Bu durum düşünülerek gebeliğin son 3 haftası, özellikle şüpheli sıvı akıntısı olan hamilelerde vajinal ilişkinin yasaklanması yerindedir.”

En Güncel Magazin Haber Sitesi

İlişkiyi tüketen aşklar

Saplantılı aşk yüzyıllar boyunca edebi eserlerde romantik bir şekilde tasvir edilegeldi. Romeo ve Juliet'in aşkları için intihar etmelerinden tutun da bir çok romantik filmde bile, birinin saplantılı bir şekilde aşık olması, yıkıcı davranışlara sebep olabilecek bir tavırdan çok imrenilesi bir şeymiş gibi anlatılıyor. Oysa saplantılı aşk akıl sağlığı problemlerinin habercisidir.

İlişkiyi tüketen aşklar
Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, saplantılı aşkın belirtileri, sebepleri, teşhis ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi:

SAĞLIKLI VE SAPLANTILI AŞK ARASINDAKİ FARK NEDİR?
“Sağlıklı ve saplantılı aşk arasındaki fark, saplantılı aşkta partnere karşı duyulan ilk baştaki aşırı heyecan ve hayranlık dolu hislerin zaman içinde saplantı derecesine varmasıdır. Saplantılı aşk ve delüzyonel (kuruntulara dayanan) kıskançlık akıl sağlığı problemlerinin habercisidir ve yetişkin kişilerin yüzde 0.1'inde görülür. Delüzyonel kıskançlıktan muzdarip olan kişiler mesela bir iş arkadaşı, eşleri ya da partnerlerini dışarıda gördüğünde selam verse ya da eş veya partnerleri sokaktan geçen birine biraz dikkatli baksa, hemen onları sadakatsizlikle suçlarlar.

ALKOL KULLANAN ERKEKLER DAHA YATKIN
Alkol bağımlısı olan erkeklerin delüzyonel kıskançlık geliştirmeye özellikle daha yatkın oldukları belirlenmiştir. Kadınlarsa, bir yabancıdan ziyade tanıdıkları birine karşı saplantılı aşk duymaya daha yatkındırlar. Saplantılı aşka tutulan kadınlar genelde hayatlarının bir döneminde kendilerine yardımcı olmuş kişilere karşı bu tür bir aşk geliştirirler. Pek yaygın olmasa da saplantılı aşkın şiddet içerdiği vakalarda, erkek ve kadınların eşit oranda şiddete başvurduğu görülmüştür. Kişide saplantılı aşk gelişimine zemin hazırlayan risk faktörlerinden biri kişinin tam zamanlı bir işinin olmaması, ailesinde psikiyatrik problemleri olan, özellikle de delüzyonel bozukluk yaşayan, kişiler bulunmasıdır.

SAPLANTILI AŞKIN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Delüzyonel kıskançlık bir tarafa, saplantılı aşk, sağlıklı bir aşktan bağımlılık yapan bazı özellikleri nedeniyle ayrılır. Örneğin, saplantılı aşktan muzdarip bir kişi sevdiği kişiyle çok fazla zaman geçirmek ister, sürekli onu düşünür ve sevdiği kişiyle her an beraber olmak için bazı uçuk davranışlar sergiler. Bu kişiler eğlenceli faaliyetlere ya da diğer sosyal ilişkilerine neredeyse hiç vakit ayırmaz ve hatta artık işlerini bile yapamayacak duruma gelirler. Saplantılı bir şekilde birine aşık olan kişi, sevdiğini hep kendine yakın tutmak için, bazı psikolojik kontrol ve diğer kontrol yöntemlerine başvurabilir. Bunun örnekleri mesela çok aşırı durumlarda harcanan para ya da yenilen yemeği bile kontrol etmek, fiziki takip ya da tacizde bulunmak veya şiddete başvurmak şeklinde gerçekleşebilir. Saplantılı bir aşk yaşayan kişi ve onun aşık olduğu kişi birbirlerine bağımlı ya da eş bağımlı olabilirler. Saplantılı aşktan muzdarip kişiler aşık oldukları kişiye sanki bir madde bağımlısı gibi davranabilirler. Buna karşılık olarak, saplantılı aşkın hedefindeki kişi saplantılı davranış ve isteklere karşı kesin çizgiler çizmekte ve sınır koymakta zorlanabilir.”

SAPLANTILI AŞKIN SEBEPLERİ NELERDİR?
Psikolog Mehmet Başkak, bir kişinin saplantılı aşktan muzdarip olduğunu gösteren uyarı sinyallerini şöyle sıralıyor:

-Düşük özgüven/ aşırı derecede onaylanma beklentisi

-Aşık olduğu kişi hakkında sürekli konuşma isteği

-Aşık olunan kişiyi sürekli arama, mesaj/mail gönderme, onunla her an beraber olmayı isteme

-Aşık olunan kişiye onu bıktıracak derecede aşırı ilgi gösterme

-Biriyle ilgili aşırı boyutta iyi ya da kötü duygular hissetme, dengeli olamama

-Aşık olunan kişinin sadece olumlu ya da olumsuz yönlerine odaklanma

-İşe, eğlenmeye, sosyalleşmeye ve aşık olunan kişi dışında kalan hayattaki diğer kişi ve konulara konsantre olmada zorluk çekme

-Aşık olunan kişinin hayatını ve yapıp ettiklerini takip ya da kontrol etme girişimlerinde bulunma.

SAPLANTILI AŞK NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Psikolog Mehmet Başkak, saplantılı aşkı teşhis etme süreçlerinde, kişide saplantılı aşk belirtilerinin yanında bazı ruhsal bozuklukların belirtileri de var mı ona bakmak ve varsa bu bozuklukların tedavisine öncelik verilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu ruhsal bozukluklar mesela şizofreni, bipolar bozukluk, delüzyonel bozukluk ya da organik (bir tıbbi durumdan

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Cep telefonundan sperm testi!

Acaba bir gün evde gebelik testi yapar gibi, sperm analizi yapmak da mümkün olacak mı?

Cep telefonundan sperm testi!
Bu konu üzerinde çalışan araştırmacıların geliştirdikleri bir cihaz sayesinde hızlı ve kolay sperm analizi yapmak mümkün; üstelik bu cihaz cep telefonuna takılabiliyor ve maliyeti 5 dolar civarında.

Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen’in verdiği bilgiye göre, henüz gelişme aşamasında olan bu cihaz, çalışmalar sonuçlandığında binlerce dolar maliyeti olan bilgisayar destekli sperm analiz cihazlarının yerini alabilecek.

Cihaz, büyütme için optik bir teçhizat ve sperm örneğini toplamak için de tek kullanımlık mikroçip kullanıyor. Manüel fokuslama gerektirmeyen iki lens ve ucuz bir batarya yoluyla, sperm örneği akıllı telefonun kamerasının üzerine kaydırılıyor.

Peki sperm sayımı ? Tabi ki bunun için bir uygulama var. Örneğin, içeri verilmesinden sonra, uygulama fotoğrafını alıyor. Bir video oluşturarak beş saniyeden de kısa bir süre içinde sonuçları rapor ediyor. Test sonuçları telefon hafızasında depolandığı için, ilerleyen zamanda sperm kalitenizi izleyebiliyorsunuz. Üstelik kullanıcıların deneyimli ya da bilimsel altyapıya sahip olmalarına gerek yok.

Bundan sonra sperm analizi yapmak, evde gebelik testi yapmak kadar kolay olacak.

Op. Dr. Betül Görgen, bu cihaz sayesinde erkeklerin strese girmeden ve çekinmeden evde kendi testlerini yapabileceklerini belirtiyor.

Ayrıca bu cihaz vasectomi yaptıran (erkek üreme kanallarının ameliyatla devre dışı bırakılması) erkekler için de çok faydalı olup onları işlemden sonra belli aralarla sperm analizi yaptırıp üroloğa gitme derdinden kurtaracak.

Buluşu yapanlar bu aletin iki yıl içinde FDA onayı alacağını umut ediyorlar.

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Işıkları kapatmadan sevişin!

DoctorB Clinic Medikal Estetik Uzmanı Dr. Gina Moret, genital güzellik denildiğinde aklımıza gelmesi gereken başlıkları anlattı. “Işıkları kapatmadan sevişmem” diyorsanız; güldüğünüzde, hapşırdığınızda idrar kaçırmaya başladıysanız ya da bebek sahibi oldunuz ama ağrı nedeniyle eşinizle beraber olamıyorsanız bu sorunların tamamının tedavisinin olduğunu bilmelisiniz.

Işıkları kapatmadan sevişin!
Vajina bölgesindeki olası sorunları olan İç dudakların sarkması (labia minora), dış dudakların estetik dışı görüntüsü (labia majora), mons pubisdeki yağlanma, total renk değişimi- kararma, total gevşeme, partnerle karşılıklı olarak his sorunu, idrar kaçırma, orgazm olamama, yetersiz uyarılma gerek ameliyat gerekse de ameliyatsız yöntemlerle tedavi ettiklerini belirten Dr. Gina Moret, hastalara, ihtiyaca göre birçok alternatif sunabildiklerini söyledi.

KANSER HASTALARI DA TEDAVİ OLABİLİYOR

Vajinal bölge için ileri düzey bir lazer kullandıklarını açıklayan Dr. Moret, “DoctorB Clinic’te lazeri hem estetik hem de hastalık tedavisinde kullanıyoruz. Vajina daraltma, sıkılaştırma ve beyazlatmayı, estetik başlığı altında topluyoruz. Ama kişide vajinal atrofi (azalan östrojen nedeniyle vajinal duvarların incelmesi ve iltihaplanması) meydana gelmişse cinsel ilişki sırasında ağrı meydana gelebilir. Ayrıca hastada kanama, kaşıntı ve akıntı gibi şikayetler de olabilir. Bu tür semptomlar bu cihazla tedavi edilebiliyor. Monalisa Touch adı verilen bu cihazla vajinanın olası sorunları ortadan kaldırılabiliyor. Kanser hastaları da bu tür tedavilerden faydalanabiliyor; çünkü hormon içermez. Hem lokal hem de sistemik olarak meme ve rahim kanseri olan kişilere de bu tedaviyi uygulayabiliyoruz” dedi.

İDRAR KAÇIRMA ŞİKAYETİ OLANLARA MÜJDE!

Vajinal bölgede kullanılan fraksiyonel lazerin özel bir başı (prob) olduğunu kaydeden Dr. Moret, sözlerine şöyle devam etti: “O probu vajinanın içerisine yerleştirip, 360 derece atış yaparak her yeri tedavi ediyoruz. O dokuya travma verildiğinde, dokudaki kolajen üretimi artıyor ve bütün hücreler oraya gidiyor. Burada beni en mutlu eden konu da şu; bu işlemi yaparken eğer doku kalınlaşırsa kişinin idrar kaçırma şikayeti de tedavi edilmiş olur. Atrofik bir vajen cansız bir pembedir. Ama birinci seanstan sonra bir buçuk, iki haftanın ardından o soluk pembe yerini sağlıklı bir pembeye bırakır.”
Yaşamı adeta kabus haline getiren idrar kaçırma sorununu da ameliyatsız tedavi edebildiklerini söyleyen Dr. Gina Moret, idrar kaçırma ileri derecedeyse bunu ameliyatla tedavi ettiklerini, başlangıç veya orta evrede ise başarılı bir şekilde lazer yöntemiyle tedavi ettiklerini açıkladı.

CİNSEL İLİŞKİ SIRASINDA YETERİNCE ISLANAMIYORSANIZ…

“Kişi kahkaha atınca, hapşırınca veya güç uygulaması gerektiğinde idrarını kaçırıyorsa bunu tedavi edebiliriz. İdrar kaçırma sorunu yaşayan kişiye üç seans lazer önerilir ama kişi birinci seanstan itibaren daha kuru olduğunu hissetmeye başlar” diyen Dr. Moret, bu yöntem sayesinde cinsel ilişki sırasında kuruluk şikayeti olan, yeterince ıslanamayan kadının yeterince ıslak olmasının sağlandığını, tüm bunların hastaların yaşam kalitesini artırdığını söyledi. Ayrıca yaşam süresi uzadığı için menopoza giren kadınların da en az 20 yıl daha menopoz semptomu yaşadığına dikkat çeken Dr. Moret, rahatsız edici bu semptomları yaşamaya gerek kalmadığını, lazer yöntemiyle birçok sorunun ortadan kaldırılabildiğini vurguladı.

LAZER YÖNTEMİ BAŞKA NERELERDE KULLANILIYOR?

Doğumdan sonra meydana gelen vajinal sarkma da lazer yöntemiyle tedavi edilebiliyor. Hem kadın hem erkeklerde genital beyazlatma işlemi yapılabiliyor. Genelde genital beyazlatma denildiğinde akıllara kadınlar geliyor ama erkeklere de beyazlatma işlemi uygulanabiliyor.
Dr. Gina Moret, “Beyazlatma işlemi için en az üç seans gerekiyor. Hastanın hedeflerine göre ilerliyoruz. Vajina küçültme işlemini ya ameliyat ya da cihazla yapıyoruz, bu hastaya bağlı. Genel olarak vajinaya dışarıdan atış verdiğimizde o doku sıkılaşıyor. Daraltma işlemi genelde doğumdan sonra talep ediliyor. Kadınlar gerek genital beyazlatma gerekse sıkılaştırma tedavisinden sonra eşlerinin çok daha mutlu olduğunu söylüyor. Daraltma işleminde amaç zaten partneri mutlu etmek oluyor ancak daraltma işlemi, anatomiye ve yaşa göre değişiklik gösteriyor” dedi.

VAJİNA DARALTMA İŞLEMİ NE ZAMAN YAPILABİLİR?

Kadınların en çok da doğumdan sonra vajina daraltma işlemini tercih ettiklerine değinen Dr. Moret, şunları söyledi: “Doğumdan sonra iyileşme süresi kişiden kişiye değişiklik gösterir. Vajinada kesi var mı yok mu bu da büyük bir etken. Bebek gelirken, vajinayı yırtmaması için doktor tarafından epizyotomi (vajina ile anüs arasındaki bölgenin kesilmesi) yapılır. Bu, kontrolü sağlamak için yapılır, aksi takdirde vajinada kontrolsüz yırtıklar meydana gelir. Epizyotominin ardından vajinada bir iz kalır. O bölgede ağrı olabilir ama biz hem izi yok edip hem de o dokuyu sıfırlayarak ağrının yok olmasını sağlayabiliyoruz. O bölgede yırtık oluştuysa ve vajina kontrolsüz bir şekilde açıldıysa kapatmak daha zordur. Bu kişilerde yırtık çok derin olduğu için kesinlikle cinsel ilişkiye giremeyeceklerini söylerler. Aylardır hatta yıllardır cinsel ilişkiye giremeyen çiftler var. Bu kişiler bir-iki seanstan sonra kendilerini çok daha iyi hissetmeye başlıyor. Sonuç olarak yara kapandığı zaman bu tedavi işlemine başlanabilir. Açık yara, enfeksiyon gibi faktörler yoksa kişi hemen tedaviye alınabilir ama en azından doğumdan altı ay sonra yaptırmakta fayda var. Bu tedavi yöntemi, herhangi bir kimyasal içermediği için emziren kişi gönül rahatlığıyla tedavisini yaptırabilir.”

GENİTAL BÖLGEDE ÇÖKÜKLÜK VARSA…

“Hastanın ihtiyacına göre değişmekle birlikte labia adı verilen genital bölge dış dudaklarda bir erime söz konusu ise dolgu ile genital bölge daha estetik bir görünüm kazanabiliyor” diyen Dr. Moret, kişinin dolguyu, bir yıl, sekiz veya altı ayda bir yeniletmesi gerekebileceğini, dolgunun çeşidine göre yeniletme süresinde de değişiklik olabileceğini söyledi.

VAJİNA ESTETİĞİ ÖZGÜVENİ GETİRİYOR!

Bazı kadınlara dolgu işleminin yapılamadığına dikkat çeken Dr. Gina Moret, bunun gerekçesini şu şekilde açıkladı: “Kişide aktif herpes varsa dolgu yapılamaz ama aktif değilse herhangi bir sorun teşkil etmeyeceğinden dolgu uygulanabilir. Lazer herkese yapılabiliyor. Kişide enfeksiyon varsa önce enfeksiyon (mantar vb) tedavi ediliyor ardından da tedavi gerçekleştiriliyor.”

Vajina estetiği, cinsellikte özgüvensiz olan kadına özgüven sağlıyor. Böylece hem kadın hem de partneri daha mutlu bir cinsel yaşama sahip oluyor. Çoğu kadının, ışığı kapatmadan eşiyle beraber olamadığını belirten Dr. Gina Moret, bu kadınların vajina estetiğinin ardından ışığı kapatmaya ihtiyaç duymadıklarını açıkladı. Zorlu Center Teras Evler’de bulunan DoctorB Clinic’e gelen hastalarının uygulamadan son derece memnun kaldıklarının da altını çizdi.

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Seks ve kanser arasındaki ilişkiye dikkat!

Kadınların cinsel ilişkilerinde çok daha duyarlı olması gerekiyor. Kanser riskine dikkat!

Seks ve kanser arasındaki ilişkiye dikkat!
Cinsel ilişki zevkten hastalığa dönüşmesin!

Son yıllarda cinsel ilişki konusunda çok daha duyarlı ve bilinçli davranmamız gerektiğini iyice kavradık. Çok fazla eş değiştiren kadınlarda cinsel ilişkiden

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Ayağı büyük olanın?

Gözünüz erkeklerin ayak numarasında olmasın; malum dost başa düşman ayağa bakar!

Ayağı büyük olanın?
Ayağı büyük olan bir erkeğin penisinin de büyük olabileceğini düşündünüz mü? Kimileri bir erkeğin ayak büyüklüğüne bakıp cinsel organının da büyük olabileceği kanaatine nereden varıyor. Kimileri de el ve burnun buna işaret ettiğini düşünüyor. Bu fikrin kökenini bilimsel verilere dayandıranlar da yok değil. Kanada'da yapılan bir araştırmada 60 erkeğin penis uzunluğu ile boy ve ayak uzunluğu arasında az da olsa bir ilişki olduğu belirlenmiş.

Ancak daha büyük kapsamlı bir araştırmada farklı bir sonuç ortaya çıkmış. İki ürolog tarafından yapılan araştırmada 104 erkeğin ayak numaraları ve penis boyları incelenmiş ve aralarında herhangi bir bağ kurulamamış. Araştırmalar aynı zamanda penis ve parmak uzunluklarının da birbiriyle ilişkili olmadığını gösteriyor. İstediğiniz kadar erkeklerin ayaklarına ve ellerine bakabilirsiniz, ama onlar size 'onun' boyunu söylemeyecekler, bunu aklınıza yazın.

Diğer doğru bilinen yanlışlar;
Ortalama penis boyutunun 17 cm olduğu doğruluğu olmayan bir efsanedir. Yapılan 15 farklı araştırma ortalama penis boyutunun 12 cm olduğunu gösteriyor.

Kondom kullanmak daha geç boşalmanızı sağlamaz. Avrupa ve Amerika'dan 500 erkek ilişki sırasında tam birleşmenin genellikle 5 dakika sürdüğünü açıkladı.

İlişki esnasındaki ortalama gecikme süresi 18-30 yaş arası erkeklerde 6.5 dakika olarak açıklanırken bu süre 40-50 yaş arası erkeklerde 4.3 dakika. Kondom kullanılıp kullanılmamasının bu süreye bir etkisi olmayacaktır.

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Erotizm & Romantizm

Kadın vericidir, yumuşaktır, sıcaktır. Erkek alıcıdır, katıdır ve soğuktur. Bu özelikler iki cinsi birbirine çeker.

Erotizm & Romantizm
"İlişkilerde kadınla erkek birbirlerini tamamlayan unsurlardır. Bu durum, bir işbölümü gibi düşünülmelidir. Erkeğin fizik gücü vardır, kadın ise güven uyandırma ve ilişki kurabilme alanlarında başarılıdır. Aile içi ilişkilerde kadın daha baskınken, dış ilişkilerde erkek ön plana çıkar. Güven uyandırma hususunda, sevgi objesi anneyken, güven objesi babadır. Kadın - erkek ilişkisinde de sevgi veren taraf kadın, güven veren taraf erkektir. Erkekteki güven zayıflığı, kadına göre evliliğe daha fazla zarar verirken; kadındaki sevgi azalması, erkeğe göre daha zararlıdır. Zihin gücü açısından, erkekle kadın birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcı unsurlarıdır. Güç ve hakimiyet bilgi ve beyin gücünün elindedir.

Kadında beğenilme arzusu, erkekte güzelliği arama eğilimi vardır. İnsan cinsinde güzellik kadında olduğundan, o aranan; güzelliğe ulaşmak isteyen erkek olduğundan, o da arayan durumundadır. Aranan ve seçilen olduğunu hissetmesi için, kadına saygı gösterilmelidir

Erotik Duyguların Önemi

Cinsel mutluluk kadın erkek ilişkilerinde en özel duygudur. Bu özel ve önemli duygu insanın özel ve önemli gördüğü kişi ile yani eşiyle paylaşılmalıdır. Cinselliğin eşin dışında biriyle paylaşılması aile sadakatine zarar verdiği için insanın psikolojik doğasına aykırıdır. Bugün ABD'de açık evlilik kulüpleri kurulmuş, kadın ve erkek evliliklerine rağmen bir sevgili edinmelerine rağmen çocukları için bir arada olmayı sürdürmektedirler. Ancak bu tip evlilikler ilerleyen yıllarda dağılma ile sonuçlanmıştır. Cinsel özgürlüğün güncel bir uydurma ve evliliğin doğasına aykırı olduğu bugün acı tecrübelerle doğrulanmaktadır. Cinsel özgürlüğü çok önemseyen kişilerin evlenmemesi, arkasında mağdur ve mutsuz çocuklar bırakmaması için daha doğrudur.

Erotik duygular sadakat sınırları içerisinde paylaşıldığında iki tarafa da özel olduğunu hissettirir. Kadının sevilmek ve okşanmak psikolojik ihtiyaçlarını giderirken, erkek de kabullenilmek, eşinin mutluluğu ile mutlu olmak, potansiyelini kanıtlamak ve iyi tarafını gösterme imkânları bularak doyuma ulaşır.

Kadını motive etmenin en iyi yollarından biri de ona saygıya değer olduğunu hissettirmektir. Saygıya lâyık olduğunu hisseden kadın zorlayıcı olmaktan vazgeçer, gevşer. Çok konuşma ihtiyacı azalır. Hürmet görmek için aşırı bir gayrete gerek duymayacağından müdahalecilikten vazgeçer. Çünkü zaten kendini değerli hissediyordur.

Kadın vericidir, yumuşaktır, sıcaktır ve yuvarlaktır. Erkek alıcıdır, katıdır, köşelidir ve soğuktur. Bu özelikler iki cinsi birbirine çeker.
Erkek olgunlaştıkça almayı değil vermeyi öğrenir ve vermekle başarılı olacağını görür. Duyguların önemini kavrar, estetik değerleri ciddiye alır. Böylece kendine dönük yaşamaktan vazgeçer. Karşısındakinin ihtiyacına duyarsızlığı azalırken, eşine saygı göstermeyi öğrenir.

Kadın olgunlaştıkça yeni verme stratejileri geliştirir. İstediklerini alabilmek için mantıklı yaklaşımlar ve zamanlamalar bulur. Hesaplama becerilerini arttırır. Düşüncesiz duygunun mutlu etmeyeceğini öğrenir. Ayrıca eşini memnun etmek için daha gönüllü olur.

Birbirlerini mutlu ederek yaşamanın tadını çıkaran çiftler olgunlaşma sürecinde ilerliyorlar demektir.

Kadınlar almaktan korktukları gibi erkeklerde vermekten korkarlar. Erkeklerin temel psikolojik dinamiği başarısız olma korkusudur. Verdiklerinde yetersiz kalacaklarını düşünürler. Eksik, yetersiz ve başarısız olma korkularını artıran kadınlardan nefret ederler. Doğal savunma tepkileri olan "Bana ne ?" bencilliğine sığınırlar. İşte bu sebeple kadınlar erkeklerin bencil olduklarını düşünürler. Aslında burada bencillikten çok yetersizlik korkuları söz konusudur. Çocukluğundan itibaren başarılı olmaya şartlandırılmış bir insandan başka bir şey beklemekte zordur. Akıllı kadının erkeğe acı veren bu duyguyu yaşatmaması gerekir. Erkeğe hata yapma fırsat veren kadın, onun ilgisini ve sevgisini çeker.

Kadının almaktan korkmasının arka planında ilgiyi kaybetme endişesi yatar. Kadın hep şikayetçi bir tavır takınıyor ve eşiyle sürekli olumsuz şeyleri paylaşıyorsa erkek kendini yetersiz ve başarısız hisseder. Bu durumda da karısına karşı ilgisi azalır. Erkek içgüdüsel olarak kadının kahramanı olmak ister. Eğer bunu hissedemezse kadınla arasına psikolojik duvar örer. Evde farklı dışarıda farklı davranan pek çok erkeğin eşiyle böyle bir ilişkisi vardır.

Erotizm ile Romantizmin Karşılaştırılması

Tek gecelik beraberliklerde erkekler sadece erotizmi düşünürler ama kadın o kişiden ertesi gün telefon bekler. Bu durum kadını değersizleştirir. Erkeğin efendiliğini bilmesini engeller. Aslında cinsel dürtü tüketicidir. İnsanın içinde dalga dalga yükselirken, çalışmayı ve düşünmeyi engeller. Fakat romantik duygu üretkendir. Şiir ve sanatın kaynağını oluşturur. Fakat kadın güçlü silahlarından birisi olan romantik duyguyu doğru ve yerinde kullanamazsa erkeğin gözünde değersizleşir. Kısa sürede cinsel ilişkiye giren kadına hiçbir erkek değer vermez. Romantik duygu ile erotik duyguyu karıştırmak -maalesef- kadını küçültür.

Cinsellik

İnsanın temel iç dürtülerinden biri saldırganlık, diğeri cinselliktir. Bir de yaşama dürtüsü vardır. Biyolojik ve genetik özellikler, kişinin doğal yapısından

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Cinsel gücü arttırıyor!

Erkekleri yoldan çıkaracak ve çok sevecekleri bir kek tarifi versek hemen yapar mısınız?

Cinsel gücü arttırıyor!
Keçiboynuzunun cinsel iktidarsızlığa ve sertleşme sorununa iyi geldiğini biliyor muydunuz?

Uzmanlara göre, keçiboynuzunun en önemli faydası diğer cinsel gücü arttıran ilaçların kısa süreli etkilerinin aksine uzun süreli tedavi edici etkisinin olmasıdır.

Herhangi bir yan etkisi bulunmayan keçiboynuzu, iktidarsızlık çeken erkekler için önemli bir yardımcı haline geldi. Her şeyin doğal ve organik olanını tüketmemiz gereken şu dönemlerde, cinsel gücü arttıran ilaçların yerine keçiboynuzu kürünü kullanırsanız vücudunuzun sağlığı açısından size olumsuz bir etkisi olmayacaktır.

Hem cinsel gücü arttıracak hem gluten free hem de diyet olabilecek bir kek tarifi sizler için hazırladık!
3 çay fincanı keçiboynuzu unu, elenmiş
1 çay fincanı ceviz, iri dövülmüş
1 çay fincanı süt
1 çay fincanı zeytinyağı
3 çorba kaşığı üzüm pekmezi
1 paket kabartma tozu

Tüm malzemeleri normal kek yapar gibi harmanlayarak 180 derecedeki fırında pişiriyor ve yemek sonrasında sevgilimize servis ediyoruz. Uzun sürecek gecede bizi hatırlayacağınıza eminiz...

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Seks robotları hazır!

Robotlarla seks çok yakında gerçek olacak, böylece partnere gerek kalmadan sekse doymanızı sağlayacak!

Seks robotları hazır!
Teknoloji ve cinsel ilişki konusunda uzman olan Dr. Trudy Barber, evli çiftlerin arasındaki cinsel ilişkinin sadece özel günlerde kalacağını söylerken, seks ihtiyaçlarının genel olarak robotlarla karşılanacağını ifade etti. Barber, robotlarla seks sayesinde gerçek seksin değerinin artacağını ve daha heyecanlı bir seks hayatı oluşacağını da belirtti.

Robotlarla seksin, ne zaman kabul edilebilir olacağı değil, bizim robotlarla sekse ne zaman entegre olacağımızın önemli olduğunu belirtti. Ayrıca cinsel isteklerin robotlarla daha rahat yaşanacağını söyleyerek, kendi cinsel hayatımızı keşfetmemizin daha kolaylaşacağını ifade etti...

Ses tonlarını ve yüz ifadelerini analiz edebilen ve bu analize göre duygulara tepki verebilen “Pepper Robot” gibi robotlar şimdiden dünyada kullanılmaya başladı. Humanoid adı verilen insansı robotlar, özellikle Japonya’da yaşlı insanlara hizmet sağlamak için kullanılıyor. Bilim adamları ayrıca çocuk bakıcılığı yapmak için de Humanoidlerin kullanılabileceğini düşünüyor. Yani robotlar seks hayatımızın yanında tüm hayatımıza girmek üzere.

Londra Üniversitesi Goldsmiths’de bilgisayar uzmanı olan Kate Devlin, seks robotlarının insan partnerinin cinsel tercihlerine cevap verecek şekilde geliştirileceğini düşündüğünü söyledi.
Bununla birlikte, sanal zeka uzmanları, insanlarla ilişkiye girecek robotların yayılmasıyla, gençlerin cinsel

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Seksin sınırları yok!

Seks hayatınızı canlandırmak, ilişkinize renk katmak için farklı önerilerimize göz atmalısınız...

Seksin sınırları yok!
Çoğu kadın sadece yatakta seks yapmakta ısrarlı davranabilir. Ancak bu vazgeçilmez kural, seks hayatınızı monotonlaştırabilir.

Koltukta, banyoda, mutfakta, evin yatak odası dışında pek çok alanında sevişmek, seks hayatını renklendirmenin en iyi yollarından biri…

Hatta imkanınız varsa, otel odasında konaklamak da bir seçenek…Asansörde, arabada, merdiven boşluğunda… Böyle bir şeyi denemeye cesaretiniz var mı?

Asansörde: Sadece oral seks denemek bile bu heyecanı yaşamanızı sağlayabilir, hem de ani bir durumda toparlanmanızı kolaylaştıracaktır. Etek giymiş olmak, hatta iç çamaşırınızın olmaması, emin olun, hızınıza hız katabilir. Plazaların asansörlerine dikkat edin, kamera olabilir.

Arabada: Ön koltukta başlayıp, ön sevişmeden sonra daha rahat hareket edebileceğiniz arka koltuğa geçebilirsiniz. O araba kullanırken oral seks yaparak, onu gerçek sürüş keyfiyle tanıştırabilirsiniz, ama kaza yaptıracak kadar değil tabii! Camların kapalı olması, seslerinizin çevreden dikkat çekmesini engeller.

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Aşk beyni de esir alıyor!

İnsanın hayatı boyunca tadabileceği en tarifsiz duygu aşk, sadece kalbi değil beyni ve bedeni de esir alıyor! Aşık olan kişinin beyninde adeta hormon fırtınası yaşanıyor. Önce haz ve keyif veren dopamin, sonra mutluluk veren seratonin, ardından da ‘bağımlılık’tan sorumlu oksitosin hormonu salgılanmaya başlıyor. Beynin ‘empati’ ile ilgili bölgesinin devreye girmesiyle büyük aşkın hiçbir kusuru görülmez oluyor. Böylece ‘aşkın gözü kördür’ sadece bir deyim olmaktan çıkıyor ve bilimsel bir gerçeğe dönüşüyor!

Aşk beyni de esir alıyor!
Her insanın hayallerini süsleyen ‘aşk’ın, sadece duygusal değil aynı zamanda fizyolojik bir durum olduğunu belirten Türkiye İş Bankası iştiraki Bayındır İçerenköy Hastanesi ve Levent Tıp Merkezi Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Uğurlu Koçer, ‘aşk’ın meydana getirdiği fizyolojik ve duygusal değişimleri anlattı:

Aşk, sanki yıllardır eksikliği hissedilen, bulunduğunda da hayatın tüm anlamının değişeceğine inanılan bir duygu olarak tanımlanabilir. Eksikliğini tamamlama isteği ve tamamen bir arama davranışıyla yola çıkan insanoğlu, bulduğunda da bu duyguya adanmışlık hissi ile teslim olur. Öyle bilinçli bir durum da olmadığı için genellikle tercihler söz konusu olmaz. “Başa gelen çekilir” gibi, başa gelince yaşanan bir durum olarak devam eder.

BEYNİME BİR HALLER OLUYOR!

Aşk, sadece duygusal değil aynı zamanda fizyolojik bir süreçtir. Aşık olan kişinin davranışlarında değişiklikler ortaya çıkar. Bu değişiklikleri de fizyolojik süreçler belirler. Aşk, insan beyni için bir çeşit haz kaynağıdır. Bu sistem, ödül ile yakından ilişkili dopamin (DA) salınımı ile aktive olur (haz, keyif). Dopamin ile ilişkili bu sistem, seratoninin (mutluluk hormonu) de azalmasına sebep olur. Aynı zamanda ‘sevgi hormonu’ olarak bilinen oksitosinin salınımı ile birlikte bağlanma mekanizması devreye girer. Bağımlı kişilerde de benzer mekanizmalar çalışır.

ÇARPINTI, TİTREME, İŞTAHSIZLIK!

Aşık olan kişide davranış değişiklikleri görülmeye başlanır. Öncelikle enerji artışı ortaya çıkar. Özellikle aşık olduğu kişi ile karşılaştığında çarpıntı, ellerde titreme, uykusuzluk, iştahsızlık ortaya çıkar. Tıpkı bağımlılarda olduğu gibi aşkından uzak kaldığında yoksunluk içine girer, takıntılı bir hal alır ve bir an önce ona ulaşmak için hızlı ve kontrolsüz hareket etmeye başlar. Bu kontrolsüz hareketler de hata yapmasını kolaylaştırır. Yani aşkın başlangıcındaki mutlu enerji artışı yerini bir süre sonra huzursuz bir enerji artışı haline bırakır.

Ayrıca insan beyninin içinde bulunan amigdala bölgesi, tehdit ile ilişkili en önemli alandır. Amigdala, aşık olduğunuz kişinin yanındaysanız daha az çalışmaya başlar ve böylece başlangıçta (kısa bir süre de olsa) aşk hayatınıza huzuru getirmiş olur.

EVET AŞKIN GÖZÜ KÖRDÜR!

Beynin bazı bölgeleri (medialfrontal alanları) empati ile doğrudan ilişkilidir. Aşık olduğumuzda karşımızdaki kişiye karşı toleransımız öyle çok artar ki, hatalarını görmemeye başlarız ve onunla ilgili eleştirilere kapalı hale geliriz. Buna bağlı olarak da etrafımızdaki diğer insanlara karşı toleransımız azalır. O ne diyorsa doğrudur, yaptığı her şey normaldir. Yani bir anlamda ‘aşkın gözü kör’dür.

DEVRİLMEDEN EVRİLMEK ÖNEMLİ!

Aşkın getirdiği huzur başlangıçtaki yüksek enerji ve motivasyon ile sürmez. Kişi bir süre sonra normal hayatına devam edebilmek için bu enerjinin azalmasına ihtiyaç duyar. Bu süreçleri sağlıklı bir şekilde geçiren kişi hayatına huzurlu olarak devam eder. Yani, sağlıklı bir aşk, insanoğlunun evrimini tamamlamasına, bir anlamda yaşam döngüsünde devrilmeden evrilebilmesine olanak sağlar.

En Güncel Magazin Haber Sitesi

Blogger tarafından desteklenmektedir.